Manidar Sözler, En Anlamlı Sözler, Bilge ve Yazar Sözleri..
121

Sözler

Türkiye'de kafaya türban takanlardan kimseye zarar gelmedi; esas sıkıntı kafayı türbana takan bunaklardan geliyor..


Reklam

Söylenmemiş fikir yoktur,diyorlar.Bu söz doğru ise bile bundan sonra bütün insanlar susacak değil.

* * *

Ne bütün varını yiyip ölmüş vardır,ne her fikrini söyleyip susmuş.

* * *

Güzel fikir doğru olmasa bile hoşa gider.

* * *

Günde bin doğru fikir göğsümüze çarparda birine olsun yüreğimizi açtığımız nadirdir.

* * *

Yer yaşlandıkça dertleri artıyor,insan gibi..

* * *

İnsana en güzel sıfatı ‘fani’ diyen vermiştir.

* * *

İyilik kuvvetin eserlerinden biridir.Hiçbir zayıf devamlı iyi olamaz.

* * *

Karga ne kadar adını değiştirsede,sesinden tanınır..

* * *

XIV. Louis:”Devlet benim” dermiş.Diyebilsek hangimiz demezdik?

* * *

Fikir bazen mantığın dilemediğini söyler;fakat kalp mantığa daima kendi istediğini söyletir.

* * *

bazı adamlar başkasının hürriyetine engel olmadıkça kendilerini hür hissetmezler.

* * *

Dinsiz vardırki isyanının nedenleri bir mabed teşkil eder.

* * *

Çenesi düşmedikçe ihtiyarlar az söylerler.Zira hayat onlara sözün faydasızlığını öğretmiştir.

* * *

İnsanlar yalanla avutanı, gerçekle korkutana tercih ediyorlar.

* * *

Akarsu ne güzel hayat dersidir;Küçük engellerin üzerine köpürürde,büyüklerin yanından gecerken sus pus olur.

* * *

Çok sakladığımız yemek ekşimek suretiyle bizden intikam alır.

* * *

Mütevazi dediğimizin çoğu gururlarını göstermekten korkanlardır.

* * *

Vicdan yalan söylemez ama sık sık yanılır ve yanıltır.

* * *

Dini yaşatan bilhassa ölümdür.Ölüme çare yok ise din de ölmez.

* * *

İnananlar kadar inanmayanlarda bir şeye hizmet ederler.asıl düşman kayıtsızlardır.

* * *

Doğruyu söylemek değil anlatmak güç imiş.

* * * Eski zamanın sağlam müslümanları”Başımız şeriata bağlı”diyenlerdi.Şimdi sağlam kanunlarda ”Başımız gelişmeye bağlı”diyenlerdir.

* * *

Hakikatı güneşe benzetirler;doğrudur:gözlerimiz yaralar korkusu ile çoğuna bakmayız.

* * *

herşeye gülmek deliliktir.Hiç gülmemekse akılsızlıktır.

* * *

Elinden geleni yapmadığın müddetçe şikayette haksızsın.

* * *

Aşk yolunun garip yokuşları ve inişleri vardır.Çıkarken baş döner,inerken gönül bulanır..

* * *

Biz bi adamı biraz alkışlamassak unuturuz.Hafızamız avuçlarımızdadır.

* * *

Şüphe yolu inkara açılır..Yarabbi iman ne buyuk kuvvet istiyor..!

* * *

İpeği yapan böcek değilde,giyen kadın gururlanır..

* * *

Herkesi aydınlatmak isteyen öğretmeler mum gibi erimeye razı olmalıdırlar.

* * *

Aşkın en tatlı parçaları başındaki ümit ve sonundaki hatıradır..

* * *

Gerçeklik güneşini örten tek bulut menfaattır..

* * *

Bilmem hangi hükümdara :”ahali sefalet içinde yiyecekleri yok” demişler.

”sefaletlerini yesinler” evabını vermiş.Bu cümle saltanatı ne kadar zarif tarif eder.

* * *

Hürriyet sahasında kadınlar öyle geniş adımlar atıyorlarki bu gidişle sakal ve bıyık miskinlik simgesi olacak..

* * *

meşe gölgesinde filizlenen yosunların çoğu kendilerini meşe fidanı sanırlar.

* * *

Kalp söze başlayınca akıl sağır olur..

* * *

vesaire sözünü pek severim zihnimin ayıbını örttüğü için.

* * *

Hiçbirgün yokturki her şiddette ışığa dayansın.Her göz hoşuna gitmeyen ışığın sönmesini diler.

* * *

halkı yönetme hususunda gençlik yaş değil baş meselesidir.

* * *

Dinlemeyi bilmek konusma sanatının yarısıdır.Ama kadınlar söz konusu olunca konusmanın tamamı dinlmek oluyor.

* * *

Bir kitap ilmi var birde hayat ilmi,olgun insan heralde ikisinede vakıf olan oluyor.

* * *

“Güzelfikir ihtiyarlamaz.”
İhtiyarlamadığı için, ölmez de. Örneğin bir Mevlâna, bir Yu­nus dünya durdukça insanlar tarafından hatırlanmayacaklar mı?

“Boş mide haykırır, derler. Biz de ilâve edelim: Dolu ağızların sesi çıkmaz.”
İnsanlığa karşı yapılan haksızlıklara ses çıkarmayanlar, bu haksızlık nedeniyle cebini ve midesini dolduranlardır.
“Derin yoksulluk gibi, büyük zenginlik de güzel hislerin gelişme*
ne engeldir.”
Yoksul, çaresiz ve imkânsız olduğu; zengin ise karnı tok, sırlı pek olduğu için gerek duymadığından, her ikisi de, iyi ve güzel duygular ortaya koyamazlar.

“Fenalığımızı kendimiz suistimâl ederiz; iyiliğimizi başkaları suistimâl ederler.”
Kötü yanlarımızı kendimiz; iyi yanlarımızı da başkaları, S kendi çıkarları için kullanırlar.

“Talih bile deve gibidir; önüne bir eşek düşmedikçe istediğiniz tarafa yürümez.”

İnsanın şansının kendisine yardımcı olması için insanın kendisinin de biraz çaba göstermesi gerekmektedir.

“Yüksekfikirlere hizmetkar olmayan, hakkı ile âmir olamaz.” Başkalarını yönetenler, iyi ve doğru fikirlerin sahibi ve uygu­layıcısı değillerse, yanlış yönetirler.

“Ancak cücelerdir ki küçüldüklerini hissetmezler.”
Onurlu ve gururlu insanlar, küçük düşmemek ve küçülmemek için, her adımlarını dikkatli atmalıdırlar.

“İyi giyin ama dikkat et kİ kostümün senden üstün olmasın.” Her insanın kendi yaşam koşullarına uygun bir giyim tarzı olmalıdır.

“Fikren emir olamazsan esir olursun. İkisinin ortası yoktur.”
İnsan, kendi hayatına yön verecek fikirleri üretemezse, haliy­le, başkasının ürettiği fikirlerle yaşamını sürdürmek zorunda kalacaktır. Bu toplumlar, milletler ve devletler için de geçerlidir.
“Fırtınagecelerinde nakış işlenmez.”
Olağanüstü dönemlerde, bir şeyin hakkı ile yapılıp yapılma­dığı aranmaz. Örneğin, deprem olmuş, ekmekler iyi kızarmamış, kimse neden bu ekmek böyle olmuş diyemez. Ancak, ortalık süt liman ve her şey yerli yerinde ise, o zaman yapılan her işin hakkı ve kuralı ile yapılmasını istemek herkesin hakkıdır.

“Sürüden ayrılanı sürü sevmez”
Kendi içlerinden birisinin, kendilerinden daha üstün bir yere gitmesi çoğunlukla kıskançlığa sebep olur.

“İstibdad her tembel milletin kürek cezasıdır.”
Çalışkanlığın olduğu yerde, üretim artar. Üretim arttıkça, üretimin gelişmesinin önündeki engeller, bizzat üretimde yer alan güçler tarafından mücadele edilerek kaldırılır. Haliyle, bu halkın kendi kendini yönettiği cumhuriyet ve demokrasi idaresi ile neti­celenir. Aksi mi? Dünyaya bakın ve görün.

“Avam en az anladığına, en ziyade kuvvetle inanır.” Halk, ne kadar bilinçsiz olursa, o kadar kör inanç sahibi olur. Bu da toplumların, sürü gibi yanlış fikirlerin peşinde gitmesine yol açar. Ancak, bilinç düzeyi arttıkça, insanlar inandıklarının ve savunduklarının iç yüzünü daha İyi görürler.

“Teb’asımn tepesine her hükümet kılıç asar: İyi hükümetler onlar­dır ki astıkları kılıcı hissettirmezler.”
Hiçbir hükümet ya da devlet, halkını başı boş bırakmaz. An­cak, kendine güvenen ve akılılı yönetimler, bunu fazla hissettir­mezler.

“Hüküm, hükümdarın da olsa hak teb’anındtr, çünkü hükümdar her hakkını teb’anın kuvvetinden alır.” Halkın vicdanı ile hak ve isteğine bağlı olan yöneticiler, ko­lay kolay yıkılmazlar.

“Yoksulluk rüzgârı her tozdan evvel fazileti süpürür.”
Yoksulluğun olduğu yerde; namus, şeref, onur, erdem fazla barınamaz. Yokluk, mertliği bozar.
“Hakikati güneşe benzetirler; doğrudur. Gözlerimizi yaralar korku­su ile çoğuna bakamayız.
Gerçeğin yüzüne ancak, sonucuna katlanabilenler, bakabilir­ler.

“Elinden geleni yapmadığın müddetçe umduğunu bulamadığın­dan şikayette haksızsın.” Her ne iş olursa olsun, insan elinden geleni yapacak; sonra neticesini bekleyecektir.

“Ehliyetin kuvvetli bacaktan vardır, emin adımlarla yürür. Fakat ancak dahiliktir ki kanatlıdır ve uçabilir.”
Ancak, yetenekli ve dahi olanlar zirveyi yakalayabilirler.
■ ■
“Köhne fikirler, paslanmış çivilere benzer: Söküp atmak çok güç­tür. ”
İnsanlara yeni fikirleri benimsetmek çok zordur. Peygamber­lerin ilk dönemlerdeki yaşadıklarına bakmak, yeterli örnektir.
“Hürriyeti suistimal eden ona layık olmadığını itiraf ediyor de­mektir. ”
Başkasının Özgürlüğünün başladığı yerde, bir diğerinin öz­gürlüğü biter. Bunu uygulamayan, kendisine uygulanmasını da beklememelidir.

“Hakikat güneşini örten bulutların en kesifi menfaattir.”
Şahsi çıkarlar, gerçeklerin görülmesinin Önünde öyle bir bu­lut kümesi oluşturur kî, gerçek bir türlü görülmez.
■ ■
“Hakkı kuvvetlendiremeyenlerdır ki kuvvete hak derler.” Bugün, Irak’taki İşgalci ABD’ye, “Haklı” diyenler yok mu?

“Meşe gölgesinde filizlenen yosunlardan çoğu kendilerini meşe fi­danı sanırlar.”
Kendileri küçük olmalarına rağmen, bir büyüğün sayesinde ayakta duranlar, zamanla kendilerinin de büyük olduğunu zan­nedebilirler.

“İnşallah eken, maşallah biçer ”
Lafla iş olmaz. Gayret göstermek gerekir.
“Kalp söze başlayınca akıl sağır olur.”
Duygularımızla hareket ettiğimiz vakit, aklımızı geri plana iteriz.

“Hakiki hürriyet yüksek fikirlere esir olmaktır.”
Yanlış fikrin efendisi olmaktansa, doğru fikrin kölesi olmak tercih edilir.

“Kokmuş yumurtayı ezen kokusuna dayanmalı.” Pis işlerle uğraşanlar, uğrayacakları cezalara da razı olmalı­dırlar.

“Kösemensiz (koçsuz) sürüde her koyun kösemen(koç) kesilir.” Aile ve toplum; ya da toplumun her hangi bir kesimi, şayet sorumluluk sahibi bir yönetici ya da yönetici grubu tarafından yönetilmediği vakit, her kafadan bir ses çıkar, herkes bir tarafa çeker. O zaman da seyreyle gümbürtüyü.
■ ■
“İnsan için en büyük kuvvet kendisim olduğu gibi görebilmektir.”
İnsan, yapabileceği ve yapamayacağı işleri iyi tespit ederse, hayatta her zaman başarı kazanır. Aksi halde ise sırtı yerden kalkmaz.

“Zeki adam kitaptan bir hayat hissesi ve hayattan bir kitap hissesi alır.”
Hayat bir bütünü ile, ders alacağımız örnekleri her gün ö-nümüze birkaç defa getirir. Ancak, zeki ve akıllı insanlar, dersi çabuk öğrenirler.
■ ■
“Bazılarını rütbe ve nişan yükseltir; bazıları da rütbe ve nişanı alçaltır.”
Layık olmadıkları halde, çeşitli makam (mevki ve koltukları) işgal edenler yüzünden, ne yazık ki, o makamlar aşağı seviyeye düşer.

“Bazısının eli verir, gönlü vermez; bazısının da gönlü, verir, eli vermez: İkisi de hasisliktir.”
Bir şeyi verirken, el ile gönül birbiri ile uyum içerisinde de­ğilse, verilen şeyin hiçbir kıymeti kalmaz.

“Havasiüstün kimseler) beğendikçe alkışlar; avam alkışladıkça be­ğenir. ”
İnsanların kavrayışları, bilinç düzeyleri ile bağlantılıdır. Bi­linçli insan, güzel bir şeyin farkına varır, hoşuna gider, hoşuna gittiği için de bunu çeşitli yollarla belli eder. Ancak, bilinçsiz İn­sanlar önce alkışlar; sonra da alkışladığı için hoşuna gittiğini zan­neder. (Bugünkü televizyon programlarının büyük bîr çoğunluğunu izlediğimizde -şayet izlemeye katlanabilirsek- bu gerçeği yalın bir şekilde görürüz.)

“İnsan kendi mevkiini dostlarının gösterdikleri nokta ile düşmanla­rının gösterdiği nokta arasında aramalıdır.”
Dostun seni, olduğundan fazla gösterir. Düşmanın ise alçalttıkça alçaltmaya çalışır. Sen ortasını bul.

“Mürebbi yüz vermeksizin mükâfat ve kalp kırmaksızın mücazaat etmeli.”
Eğitimciler, insanları ödüllendirirken şımartmamah; ceza­landırırken de onur kinci davranmamalıdır.

“En feyizli(verimli) rahmet ahn teridir.”
Yağmur yağmayan tarlada ekin olmaz. İnsanın yağmuru, döktüğü alın teridir. En fazla verim, alın teri yağmuru ile alınır.

■ ■

“Hafıza, dimağımızın kumbarasıdır.”
Kumbara da para birikir. Beynimizde de bilgiler. Ancak, in­sanın hafızası kuvvetli değilse, hiçbir bilgi biriktiremez.
“Başını semaya çarpmaktan sadece cüceler korkar.” Küçük insanların, hedefleri de küçük olur. Büyük İnsanlar, büyük hedefleri Önlerine koyar ve o yolda yürümeye gayret eder­ler.

“Dişime gelen, işime gelir. İşte ekseriyetin düsturu.”
Çoğunluğun yaşam ilkesi, çıkarına gelen şeylere evet demek­tir. Varsın, başkasına ne olursa olsun.


× altı = 42

Sponsor Reklam

© 2013 Manidar Sözler- Tüm haklari saklidir.